Anasayfa / +Sondakika / Bir Yetimin Bayramı Olmak

Bir Yetimin Bayramı Olmak

Bayram deyince akla gelen kutsal günleri veya milli kimliğimiz için önem arz eden günleri düşündünüz

değil mi?

Peki nedir bayram?

Her yıl benzer zamanlarda veya aynı tarihlerde kutlanılması gereken özel günler mi, yoksa bir

çocuğun, bir mazlumun, bir yetimin yüzünü güldürmek mi?

Şimdi sıyrılın tüm günlük düşüncelerden ve Asr-ı Saadet’e gidelim;

Resulullah (sav) bayram namazını Mescid-i Nebevi’de kılıp hane-i saadetlerine doğru giderken, oyun

oynayan çocukları görür, bayram çocuklarını. Sonra dikkatini bir tanesi çeker, oyun oynamıyor,

kenarda mahzun mahzun oturuyor, üstü başı eski, hemen yanına gidip selam verir Allah resulü (sav)

– Selamun aleyküm çocuk, sen neden mahzunsun? Neden oynamıyorsun arkadaşlarınla? Bu

gün bayram, sen neden bayram etmiyorsun?

Çocuk cevap verir,

– Ya ResulAllah, benim babam Uhud gazasında şehid oldu. Ne annem var ne babam kimim

kimsem yok, bayramlığım yok, karnım aç, ben nasıl bayram edeyim?

İçlenir Yetimler Serveri (sav),

– İster misin bize gidelim? Ben senin baban olayım, Aişe annen, Fatıma kardeşin olsun ister

misin?

Çocuğun gözlerinde bir ışıltı belirir, tutar Allah resulünün (sav) elinden yollanırlar hane-i saadete

doğru.

Karnı doyar, üzeri yeni giysilerle donatılır,eli yüzü yıkanır.

“Adın ne?” der Allah Resulü, “Buceyr” ya ResulAllah.

“Senin adın Beşir olsun” der Fahr-i Kâinat (sav).

Beşir bin Aktâ (ra) ömrünün sonuna dek Efendimizin (sav) hizmetinde bulunacak bir sahabe olmuştur

artık.

Oyun oynayan çocukların yanına gider Beşir, oyuna katılmak, bayram etmek için. Çocuklar şaşırır,

– Ne oldu sana? Demin mahzundun, kıyafetlerin eskiydi, ne oldu?

Başından geçenleri anlatır hz. Beşir, Resulullah (sav) beni hanesine götürdü, babam oldu benim, Aişe

annem, Fatıma ablam oldu.

Bu kez diğer çocuklar mahzunlaşır.

– Keşke bizim babamız da şehid olsaydı da Resulullah (sav) bizi de hanesine götürüp babamız

olsaydı, Aişe annemiz, Fatıma ablamız olsaydı.

İşte, Allah Resulü (sav) böyle bayramı olmuştu Beşir’in…

***

Bir çocuğun bayramı olmak, bir mazluma kanat germek, İbrahim’in (as) ateşine ağzında su taşıyan

karınca misali mazlumdan yana saf tutmak, vallahi hem bu dünyayı hemde ahiretimizi kurtaracaktır.

Geçen yazımda bahsetmiştim, ümmetin Mazlum evlatlarından. Varil, misket, fosfor, füze vs. vs.

aklınıza ne gelirse dünyalarını cehenneme döndürecek hepsine maruz kalan Ümmetin çocukları. Bu

evlatlar aç, susuz, çıplak, mazlum,

Bu suskunluk bizi yakar mı? Vallahi yakar…

Haydi, bayram olsun Halep’in mahallelerinde. Bayramı olalım üç beş yavrunun…

Bu yazımızı da bir ayetle neticelendirelim ;

BismaillahirRahmanirRahim

“ … Ama insan, her zaman Rabbi onu sınayıp da, ikramda bulunur, nimet verirse, “Rabbim beni

zillete düşürdü” der. Hayır, hayır doğrusu siz Yetime ikram etmiyorsunuz…” (Fecr/16-17)

SadakAllahül Azim

Sevgi, saygı ve muhabbetlerimle…

Aykut GÖRÜR

Editör: Aykut Görür

Aykut Görür

İlginizi Çekebilir

rus türk festivali

8. Rus-Türk Kültürleri Dostluk Festivali

Bir alışveriş merkezinde düzenlenen festival, Antalya Büyükşehir Belediyesi Bandosu’nun konseriyle başladı. Çocukların hünerlerini sergilediği yetenek yarışmasıyla devam …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir